ZEMİN ETÜDÜ

 
 

          

       Zemin etüdleri, zeminin yenilmesi ve oturma davranışı dikkate alınarak temel tipinin seçimine ve boyutlandırılmasına, depremden kaynaklanacak dinamik yüklerin belirlenmesine ve zeminin iyileştirilmesine gerek olup olmadığına karar verilmesine yönelik etüdlerdir.

              Bu etüdler; planlanan yapının temelinin oturacağı zeminin zemin emniyet gerilmesi değerinin, zeminin oturma karakteristikleri ile dinamik yüklere karşı davranışının belirlenerek, zemin-yapı temeli etkileşiminin değerlendirilmesinde, temel tipinin seçiminde ve temelin boyutlandırılmasında rol oynayacağı gibi, yapı temeli zeminini etkileyebilecek yeraltı suyu, zemin türü vb. gibi unsurlarında tayinini amaçlar. Ayrıca yerel jeolojik özellikler, diri faylara uzaklık, depremsellik gibi unsurlarda bu tür etüdlerde dikkate alınmalıdır.

 

Zemin etüdlerinde uygulanan yöntemlere kıssaca değinirsek ;

 

-Sondaj Yöntemi :

 

Sondajlı etüd çalışmaları, parsel bazındaki etüdlerde her parselde 2 adet 15 metrelik sondaj yapılması, her kuyudan 3 adet örselenmemiş numune ve 8 adet örselenmiş numune alınması ve bu numunelerin laboratuarda analizlerinin yapılmasından ibarettir.

 

 

-Sismik Yöntem :

 

Zeminde, çeşitli enerji kaynaklarıyla yapay olarak oluşturulan sarsıntıların, yer içerisinde yayılırken kırılarak veya yansıyarak geçtikleri ortamın fiziksel özelliklerini taşıyarak sismik sinyal olarak yeryüzüne gelişlerinin kaydından ve bu kayıtların kendine özgü yöntemlerle sayısal değerlendirilmesi ve yorumundan ibarettir.

 

 Bu yöntemle : P dalga hızı, S dalga hızı, Poisson Oranı, Yoğunluk, Young Modülü, Shear Modülü, Zemin Hakim Titreşim Periyodu, Zemin Taşıma Gücü, Zemin Emniyet Gerilmesi, Sökülebilirlik, Maksimum İvme değerleri belirlenir.

 

-Elektrik Yöntem :

 

Yer içerisinde çeşitli derinliklerden geçirilen elektrik akım şiddetinin yeryüzündeki elektrik gerilim dağılımının elektrot sistemine bağlı bir geometrik faktör altında tespitinden ibarettir. Elektrik sinyallerinin kuru ve ıslak, homojen ve heterojen ortamlarda farklı miktarda geçme özelliğinden yararlanılarak kullanılan bir yöntemdir.

 

Bu yöntemle : Zemini oluşturan birimlerin  cinsleri, özdirençleri, derinlikleri, kalınlıkları, yataklanma durumları, birbirleriyle yatay ve düşey geçişleri ve yer altı su seviyesi belirlenir.